Profilo di kfgllfgl''MAKSADIMIZ İMAN VE AHİ...FotoBlogElenchiAltro Strumenti Guida
La rete di amici di questo contatto è vuota o privata.

kfgllfgl

Località
yol O'nun
varlık O'nun
gerisi hep angarya...
13 gennaio

FARKINDA OLMALI İNSAN

 

 

CAN YÜCEL’den

 

Farkında Olmalı İnsan...

Kendisinin, Hayatın Olayların, Gidişatın Farkında Olmalı.

Farkı Fark Etmeli, Fark Ettiğini De Fark Ettirmemeli Bazen...

Bir Damlacık Sudan Nasıl Yaratıldığını

Fark Etmeli.

Anne Karnına Sığarken Dünyaya Neden Sığmadığını

Ve En Sonunda Bir Metre Karelik Yere Nasıl Sığmak Zorunda Kalacağını

Fark Etmeli.

Şu Çok Geniş Görünen Dünyanın, Ahirete Nispetle Anne Karnı Gibi Olduğunu

Fark Etmeli.

Henüz Bebekken 'Dünya Benim!' Dercesine Avuçlarının Sımsıkı Kapalı

Olduğunu, Ölürken De Aynı Avuçların 'Her Şeyi Bırakıp Gidiyorum

İşte!' Dercesine Apaçık Kaldığını

Fark Etmeli.

Ve Kefenin Cebinin Bulunmadığını Fark Etmeli.

Baskın Yeteneğini

Fark Etmeli Sonra.

Azraillin Her An Sürpriz Yapabileceğini,

Nasıl Yaşarsa Öyle Öleceğini

Fark Etmeli İnsan

Ve Ölmeden E vvel Ölebilmeli.

Hayvanların Yolda Kaldırımda Çöplükte

Ama Kendisinin Güzel Hazırlanmış Mükellef Bir Sofrada Yemek Yediğini

Fark Etmeli.

Eşref-İ Mahlûkat (Yaratılmışların En Güzeli) Olduğunu

Fark Etmeli.

Ve Ona Göre Yaşamalı.

Gülün Hemen Dibindeki Dikeni Dikenin Hemen Yanı Başındaki Gülü

Fark Etmeli.

Evinde 4 Kedi 2 Köpek Beslediği Halde

Çocuk Sahibi Olmaktan Korkmanın Mantıksızlığını

Fark Etmeli.

Eşine 'Seni Çok Seviyorum!' Demenin Mutluluk Yolundaki Müthiş Gücünü

Fark Etmeli.

Dolabında Asılı 25 Gömleğinin Sadece Üçünü Giydiğini Ama Arka

Sokaktaki Komşusunun O Beğenilmeyen Gömleklere Muhtaç Olduğunu

Fark Etmeli.

Zenginliğin Ve Bereketin Sofradayken Önünde Biriken Ekmek

Kırıntılarını Yemekte Gizlendiğini

Fark Etmeli.

FARK ETMELİ.

Ömür Dediğin Üç Gündür,

Dün Geldi Geçti Yarın Meçhuldür,

O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,O Da Bugündür

17 dicembre

RABBE NİYAZ

عن أبي عِمَارةَ الْبراءِ بْنِ عازِبٍ رضي اللَّه عَنْهُمَا،

قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّمَ :

يَا فُلاَنٌ إِذَا أَويْتَ إِلَى فِرَاشِكَ فَقُلْ: اللَّهُمَّ أَسْلَمْتُ نَفْسِي إِلَيْكَ، وَوَجَّهْتُ وَجْهِي إِلَيْكَ، وَفَوَّضْتُ أَمْرِي إِلَيْكَ، وَأَلْجَأْتُ ظَهْرِي إِلَيْكَ رَغْبَةً وَرَهْبَةً إِلَيْكَ، لاَ مَلْجَأَ وَلاَ مَنْجَى مِنْكَ إِلاَّ إِلَيْكَ، آمَنْتُ بِكِتَابِكَ الَّذِي أَنْزَلْتَ، وَبِنَبِيِّكَ الَّذِي أَرْسَلْتَ، فَإِنَّكَ إنْ مِتَّ مِنْ لَيْلَتِكَ مِتَّ عَلَى الْفِطْرَةِ، وَإِنْ أَصْبَحْتَ أَصَبْتَ خَيْراً.

***

Hazreti Ebû Imare Berâ

İbn Âzib (radıyallâhu anh)’ın rivayet ettiğine göre,

Ruh-u Seyyidi’l-Enâm (aleyhi elfü elfi salâtin ve selâm) Efendimiz

şöyle buyurmuştur:

Ey uyumaya niyetlenen kimse, yata

ğına uzandığın zaman şöyle de: "Allahım nefsimi Sana teslim ettim, bütün benliğimle Sana yöneldim; işlerimi Sana emanet ettim, sırtımı Senin kudretine dayadım. Senin rahmetinden ümitvârım, gazabından da korkuyorum. Senin dergahından başka ne iltica edilecek bir yer var, ne de güvenilir bir mekan; Senin merhametine sığınıyor ve Senden eman diliyorum.. diliyor ve indirdiğin Kitab'a, gönderdiğin Peygamber'e (aleyhissalâtu vesselâm) imanımı ikrar ediyorum."

Şayet bunu okudu

ğun gece ölecek olursan fıtrat üzere (mü’mince) ölmüş olursun; eğer sabaha erersen, hayır bulursun.

[Buhârî, Daavât 7,9; Tevhid 34; Müslim, Zikr 56, (2710); Tirmizî, Daavât 76, (3391)]

26 novembre

İÇİMDE BİR SIZI..ADI SENSİZLİK BELKİ..

Canım yanıyoriçimde bir sızı nedenini bilmiyorum
Adı sensizlik belki
Yada ulaşamamak ağlayamamak derinden
Kıyamdayken başka yerde secdedeyken başka yerde olmak
Yönelememek sana içten bir aşkla
Canım yanıyor ya Rabbel alemin
Bir sızı var anlayamadığım
Canım yanıyor Ya Erhamerrahimin
Adını koyamadığım
Bugün gitmek istedim buralardan
Sana yakın olmak içinuzakları yakın yapabilmek için
Çıktım viran şehrimden;daha fazla gidemedim nedense
Bir yağmur başladı sessizceER-RAHİM diye fısıldadı paramparça olan yüreğime
İrkildim Ya Rabbelaleminrahmetine kavuştur beni
Sonra yürüdüm içimde bir ses anlayamadığım
Bir güvercin gördüm sırılsıklam; EL-CELİL dedi içimdeki sese
Ne büyük.ne yücesin;yüceliğinle derman ol derdime
Islandımyorgunum birde acı var içimde nereye baksam seni gördüm ALLAHIM
Bir çocuk tebessümündebir yaprağın vedasında mevsime
MALİKÜ’L-MÜLK tecellisini gördüm kara bulutların içinden doğan güneşte
Sen her şeyin tek sahibi ALLAHIM
İçimde bir uçurumken hayatüstelik çıkmazdayken dar sokaklarım
EL-MÜHEYMİN sesi kulağımda
Sen aciz kullarını unutmayan hep gözeten ALLAHIMyardım et bu kuluna
Savruluyorum nereye gitsem bilmiyorumbir dağa bakıyorum bir mahlukata
Hepsi rükuda hepsi kıyamda
Çiçeklerotlartoprak secdede
En küçük mahlukat zikirdeinsanlık ise gaflette
YA HALIK diyor tabiat;adem ise hüsrandaazapta
Ey inceliklütuf sahibi EL-LATİF
Ey kusurlardan münezzeh KUDDÜS
EY adalet sahibi EL-ADL
EY büyüklük sahibi EL-AZİM
EY merhamet sahibi ER-RAHMAN
Nereye baksamnereye dönsem sen tecelli ettin
Bir tek insanlıkta görmedim huşu ile yakarış
her şey sende yaşarken;İnsanlık nefsinde ölmüş
Her yer sende ikeninsanlık her yerde viran olmuş
Bu viran şehirdedivane dünyada yalnız bırakma bizi
UTANIYORUZ RAHMETİ GENİŞ ALLAHIM
Bizi bize bırakma ALLAHIM
BİZİ BİZE BIRAKMA..........................................ALINTI............................
08 giugno

ANLAYANA!!!ACI GERÇEKLER...























--
Hani derdik hayat yalan,ölüm bize oyuncak!
Dünyada tek kalsak bile asla yılmak olmayacak!...

Bize göre değil siyaha beyaz demek!
Çirkine oh ala,zalime pekala,yoksula olmaz demek!...
29 maggio

diyebildiğin ne var ise de...

Bir sayfa daha kapandı, bir ismin devri sonlandı şiraze.

Ağlasak dönmeyecek, dövünsek kâr etmeyecek.

Giden gitmiştir. Giden gitmiştir şiraze.

Öfkeliyim hâlâ kör gözlerimin açılamayışına gerçeğe.

Öfkeliyim duyduklarımı yüreğime indiremeyişime.

Öfkeliyim dar-ı dünyaya sahip çıkışıma.

Öfkeliyim şiraze bu denli kendime dayanıp yükselemeyişime.

Bir de şu aşk üzerine dem tutuşum medrese odasına kapanıp.

Aşk kim ben kim şiraze... aşk kime ben kime şiraze...

        

               .,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,

Bir de benim için duaya dur Şiraze.

O'nu benim için bana iste.

"dahası yok" de

"kâbili yok" de

"tâkati yok" de

ğrenemedi yolda nasıl yürünür

nasıl ve nerede durulur

kimin koluna girilir de gidilir"

ğrenemedi" de. "bir taşa yastık diye nasıl baş koyulur."

"bir gecede bin rek'ata nasıl durulur."

"bir yürek nasıl hamur gibi yoğrulur."

"nasıl her söz sessiz yutulur, nasıl tutulur sırrı âlemin, nasıl olunur."

nasıl olunur

nasıl olunur Şiraze.

bir de benim için Şiraze, nemli gözlerinin ifadesine beni doldur da yüreğini aç.

"ah" de

"sonun arkası sabah" de

"tüm arzusu salâh" de

"Ceyhun'da serinlemek

dünyaları bir secdeye vermek

ötelere kanat çırpa çırpa gitmek

bir tebessüm ile göçmek..."

diyebildiğin ne var ise de Şiraze.

 

20 gennaio

ZÜMER

 

                                       Ve sen yine denendiğinde

                                      ve yine kalbin daraldığında

                        ve yine bütün kapılar yüzüne kapandığında

                      ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde...

                                            Uzun uzun düşün

                                           ve hatırla yaratanını!

                                     Allah kuluna kâfi değil mi?

 

                                                 (Zümer/36)

%%

                                                                                  İmam-ı Rabbani'den... 

                     Şekerin yalnız adını duymak bile,

                    Daha iyidir zehir koymaktan dile!

:))

                   

Herkes biliyor ki:
Herkes için her şey olamazsın
Her şeyi bir anda yapamazsın.
Her şeyi mükemmel yapamazsın.
Her şeyi herkesten iyi yapamazsın.
Sen de herkes gibi bir insansın.


Öyleyse:
En azından, birisi için önemli bir şey ol.
Bir anda sadece bir şey yap.
Bir şeyleri hep eksik bırakacağını hatırla.
Bir şeyi herkesten iyi yapmaya bak.
Böylece hiç kimsenin “senin gibi” olamadığını gör.
Herkesin herkes gibi olmaya çalıştığı yerde,
Sen “sen” ol, böylece herkesten daha iyi ol...

 

 

 

 

 

..............................................................................................................................................................................

         

 

           Dostluğun sıcaklığını, arkadaşlığın samimiyetini andıran,

 

                           Bir selâm yolluyorum sana çok uzaklardan,

 

                                    Sadece senin anladığından...

 

 

HERŞEY O'NDAN, SENDE O'NDAN, BENDE O'NDAN

                                                                                                                            ........

                 

"Sana" dedi, en uygun armağan bir ayna olabilir yine de.
Bir ayna ki baktığında kendi güzelliğini görebilesin.
ve nasıl yansıyorsa senin güzelliğin şu aynaya,
nasıl sen olmasan bir büyük boşluktan
başka bir şey düşmeyecekse şu aynaya.
İşte öylece bilesin ki o en parlak ışığın
yansımasından başka birşey değildir senin de güzelliğin.
Sen suretsin O asıl. Sen fersin O mana.
Sen bedensin O ruh. Sen gurbetsin O yurt.
Sen parçasın O bütün. Sen gölgesin O ışık..”

Böyle söyleyip de geldiği uzun yolları aşmak üzere geri dönerken bedevi,
Yusuf baktı elindeki aynaya ve “
bildim” dedi.

"Her şey O’ndan, Sen de O’ndan, Ben de O’ndan!
Bunu söylemek istiyorsun ve ben bunu
biliyorum."

Yusuf ile Züleyha / Nazan Bekiroğlu…

kar tanesiii

 
“Üzerimize cemaliyle yumuşacık ve şeker tadında karlar indirip,
celaliyle dağları ve yolları kara bürüyen Rabbimiz...
Kalplerimize kar tanesinin paklığını indir...
Mutluluklarımızı kar taneleri sayısınca çok eyle...
Hüzünlerimizi rahmetinin dokunuşuyla kar taneleri gibi erit.
Dostluklarımızı her bir kar tanesi gibi özel ve güzel eyle...
Bizi senin rızan yolunda uçuşan kar taneleri eyle...
Günahlarımızı gufranının karında yıka ve temizle...”

Senai Demirci - Kar tanesi duası

19 novembre

.

    Takdir-i Hüdâ kuvve-i bâzû ile dönmez,
  Bir şem'a ki Mevlâ yaka, üflemekle sönmez!
 

ESSELAMUN ALEYKUM RAHMETULLAHİ VE BERAKATUHU NE GÜZEL BİR DUA!!!

Selâm Olsun!.. kelebek.gif

Cenâb-ı Allah, “Ey iman edenler! Kendi evleriniz dışındaki evlere, sahiplerinden izin isteyip onlara selam vermeden girmeyin.” (Nûr, 24/27); bir başka ayet-i kerimede de, “Şayet size selam verilirse, siz de ondan daha güzel bir tarzda selamı alın, en azından verilen selamın misli ile karşılık verin!” (Nisa, 4/86) buyurmaktadır. Ayrıca, “Rahman’ın has kulları o kimselerdir ki onlar tevazu ile yürürler. Cahiller kendilerine laf atarsa “Selametle!” der geçerler.” (Furkan, 25/63) ilahî beyanıyla, has kullarının edep ve nezaket dolu tavırlarını takdir etmektedir. Evet, Allah’ın seçkin kulları, gururlu, saygısız, kaba ve haşin değil, alçak gönüllü bir şekilde, terbiyeli ve nazik yürürler. Kendileri etrafa hiç sıkıntı vermedikleri gibi, cahillerin cahilce tavırlarla onları muhatab almaları, çok kaba hareketler sergilemeleri ve yakışıksız sözler sarf etmeleri karşısında bile asla çirkin bir laf etmez, nezaketlerinden taviz vermezler. Dillerini edep ve nezahete o denli alıştırmışlardır ki, başka bir şey söylemez, sadece “selam” der geçerler.

“İman etmedikçe Cennete giremezsiniz; birbirinizi sevmedikçe, olgun bir imana sahip olamazsınız. Size, yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şeyi haber vereyim mi? Aranızda selamı yayınız!...” diyen Rasûl-ü Ekrem Efendimiz,  pek çok hadislerinde selamın önemi ve yaygınlaştırılmasının gereği üzerinde durmuştur. Bir sahabi, “İslamın hangi işi daha hayırlıdır?” diye sorduğunda, Efendimiz, “Yemek yedirmen, tanıdığına ve tanımadığına selam vermendir.” buyurmuştur.

Evet, Peygamber Efendimiz “Efşû’s-Selâm” diyerek, dilimizde de kullandığımız “fâş” kelimesinin farklı bir kipiyle selamı yaygınlaştırmamızı, uğradığımız her yerde emniyet telkin etmemizi, tanısak da tanımasak da karşılaştığımız herkese selam vermemizi ve selamı hiç terk etmediğimiz bir adet haline getirmemizi emretmiştir. Onu, insanların kalblerindeki kin ve nefreti eritecek, aradaki soğuklukları giderecek ve gönüllerde bir sıcaklık hasıl edecek en önemli unsurlardan biri olarak saymıştır. Yalnızca dışarıda değil herkesin kendi evinde de selam alıp vermesi gerektiğini de belirtmiş; yanında büyüttüğü Hazreti Enes’e, “Ailenin yanına girdiğinde selam ver ki, sana ve ev halkına bereket olsun!” buyurmuştur.

Bonjur, Bonsuvar...

Halk arasında kullanılan, “Emniyete ve güvenliğe geldiniz, burada rahat edebilirsiniz; size teminat veriyoruz” manasına gelen “merhaba”; Fransızca’dan dilimize geçen ve bilhassa Tanzimat’tan sonra adeta moda olan “bonjur”, “bonsuvar”; İngilizce’den alınan “hi”, “hello”; Türkçe’nin saflaştırılması bahanesiyle icad edilen “günaydın”, tünaydın” ya da bugün onların yerine kullanılmaya başlanan “iyi günler” ve “iyi geceler” gibi sözler de gönül almaya vesile olabilir; onlarla selamlaşmak, muhatabı görmezlikten gelerek hiç kâle almıyormuşçasına sessizce çekip gitmekten daha iyidir. Fakat, onlardan hiçbiri “Es-Selâmu aleyküm!” demek kadar derin manalar taşımaz ve selamın yerini dolduramaz. Selamın manası çok derindir.  “Es-Selâmu aleyküm” ifadesi, “Allah sağlık, afiyet versin, kaza ve beladan emin kılsın” demekten “Cennet dârüs-selâmdır, selamet yeri ve yurdudur. Cennet senin de otağın olsun, Allah seni Cennetlik eylesin. Cehennemden uzak, Cennete dahil olasın; Allah'ın lütfuna erip ebedî saadeti bulasın” demeye kadar çok geniş ve derin manalar taşır.

Ayrıca, selamın hakikatini ve keyfiyetini Kur’an-ı Kerim öğretmiştir. Cennet ehlinin karşılanışını, meleklerin onlara “Selâmun aleyküm” deyişlerini anlatmış ve adeta her selam sözü melekleri, Cennet’i ve ehl-i imanın “selam yurdu”nda karşılanışını hatırlatır olmuştur. Bediüzzaman hazretlerinin dediği gibi, Kur’an’ın her kelimesi bir “melek-i nâtık”tır. Yani, Allah’tan gelen o kelimeler canlı birer çağrıdır, birer davettir. Siz, o mübarek kelimeleri seslendirdiğiniz ya da dinlediğiniz zaman vicdanınızda meleklerin sesini işitebilir, ruhânîlerin teşkil ettiği koroda bulunduğunuzu hissedebilir ve her şeyin ötesinde âdetâ Mütekellim-i Ezelî’ye ait selamı duyuyor gibi olabilirsiniz. Kur’an’ın kelimeleri adeta sizinle konuşurlar ve o muhrik nağmeleriyle, başka hiçbir vesileyle ve hiçbir yerde bulamayacağınız bazı kayıtları sizin ruh disketinize kaydederler. Öbür tarafta o kayıtların çözümüyle yüz yüze geldiğiniz zaman da sizi zevkine doyamayacağınız bir inşiraha ulaştırırlar.

“Selam” da melek-i nâtık denebilecek kelimelerden biridir. Öyleyse, başka sözlerle değil, Kur’an’ın öğrettiği o derin muhtevalı beyanla insanları selamlayın. Uğradığınınız her yerde, çarşı-pazarda, bir dükkanda ya da şadırvan başında rastladığınız her insana “es-Selâmu aleyküm” deyin, niyetinizle onu her an biraz daha derinleştirerek insanlar arasında emniyetin temsilcileri olun. Sizin o samimi söz ve tavırlarınız bir havuza dökülecek, orada değerlendirilecek; çok farklı şekillerde, değişik kalıplar içinde ve ahirette işinize yarayacak bir keyfiyette mutlaka bir gün dönüp size gelecektir; işte o günü intizara koyulun. Kim bilir, belki de o selamlaşmalarınızın herbiri, dualarınıza meleklerin iştirakini sağlayan kapıyı açacak sihirli birer anahtar mesabesindedir. Kim bilir, belki çarşı-pazarda önünüze gelen herkese emniyet ve güven vaad ettiğiniz zaman sizin için de öbür âlemlerde bir kısım emniyet kapıları açılıyordur; sizin bir selamınıza mukabil yüzlerce melek “Selam sizin de üzerinize olsun” diyor ve size dua ediyordur. Evet, böyle bir kazanma yolu varken onu değerlendirmemek, dilsizmiş gibi davranıp selam vermemek ya da başka kültürlerin etkisiyle meseleyi daraltmak büyük bir kayıptır.

-ALINTI-          www.herkul.org

29 ottobre

Asıl mal sahibi olan Allah ne fiat istiyor?

                                                                             Image Hosted by ImageShack.us   
 
 
Asıl mal sahibi olan Allah ne fiat istiyor?

Suâl: Tablacı hükmünde olan insanlara bir fiyat veriyoruz. Acaba, asıl mal sahibi olan Allah ne fiat istiyor?

Elcevap: Evet, o Mün'im-i Hakikî, bizden o kıymettar nimetlere, mallara bedel istediği fiat ise, üç şeydir: Biri zikir, biri şükür, biri fikirdir.

Başta "Bismillâh" zikirdir. Ahirde "Elhamdülillâh" şükürdür. Ortada, bu kıymettar hârika-i san'at olan nimetler Ehad, Samed'in mu'cize-i kudreti ve hediye-i rahmeti olduğunu düşünmek ve derk etmek fikirdir.

Bir padişahın kıymettar bir hediyesini sana getiren bir miskin adamın ayağını öpüp hediye sahibini tanımamak ne derece belâhet ise, öyle de, zâhirî mün'imleri medih ve muhabbet edip Mün'im-i Hakikîyi unutmak, ondan bin derece daha belâhettir.

Ey nefis! Böyle ebleh olmamak istersen; Allah nâmına ver, Allah nâmına al, Allah nâmına başla, Allah nâmına işle, vesselâm.

DUA

 

Allah'ım, kalplerimizi imân ve Kur'ân nuruyla nurlandır.

Allah'ım, bizi Sana muhtaç olduğumuzun şuuruyla zenginleştir; Senden müstağnî durma fakirliğine düşürme. Kendi güç ve kuvvetimizden teberrî ediyor, Senin havl ve kuvvetine sığınıyoruz. Bizi Sana tevekkül edenlerden kıl. Bizi nefsimizin eline bırakma. Bizi, koruyuculuğunla muhâfaza eyle. Bize ve erkek, kadın bütün müminlere merhamet et. Kulun, peygamberin, seçtiğin, dostun, mülkünün güzelliği, masnuâtının melîki ve sultanı, inâyetinin gözbebeği, hidâyetinin güneşi, hüccetinin lisânı, rahmetinin timsâli, mahlûkatının nuru, mevcudâtının şerefi, mahlûkatının çokluğu içinde birliğinin kandili, kâinat tılsımının keşşâfı, rubûbiyet saltanatının dellâlı, hoşnut olduğun şeylerin tebliğ edicisi, gizli isimlerinin tanıtıcısı, kullarının muallimi, âyetlerinin tercümânı, rubûbiyet güzelliğinin aynası, şuhud ve işhâdının medârı, âlemlere rahmet olarak gönderdiğin habîbin ve resûlün olan Efendimiz Muhammed'e, onun bütün âl ve ashâbına, kardeşleri olan diğer peygamber ve resûllere, melâike-i mukarrebîne ve sâlih kullarına salât ve selâm eyle.

Âmin.(sözler-yedinci söz)

Montmartre_papatya

26 ottobre

KIL BENİ EY NAMAZ

 

 KIL BENİ EY NAMAZ

ÇÖLLERDEN TOPLA HÜCRELERİMİ

RAHMETİNİN SERİNLİĞİYLE YIKA KALBİMİ

 PPPPPĞ

 

KIL BENİ EY NAMAZ

RUHUMU SECDEDE YENİDEN FISILDA BANA.

ŞAH DAMARI YAKINLIĞINDAN EMZİR YETİMLİKLERİMİ.

 PPPPP

 

KIL BENİ EY NAMAZ

DAĞLAR KÜÇÜLSÜN, DENİZLER TAŞSIN, DAĞILSIN KALABALIKLAR.

RÜKU RÜKU DOĞRULT EĞRİLİKLERİMİ.

 PPP

 

KIL BENİ EY NAMAZ

İKİYE BÖLÜNSÜN KALBİM KIBLENİN ŞAKAĞINDA.

SEVGİLİNİN İŞARET PARMAĞI DEĞSİN GÖĞSÜME.

 PPPPPPPP

 

KIL BENİ EY NAMAZ

TOPLA SEVDALARIMI KIRIK AYNALARIN ÇATLAKLARINDAN.

ÖMRÜME İLİKLE SEVİNÇLERİMİ, FİRUZE DÜŞLER DÜŞÜR ALNIMIN ŞAFAĞINA.

 P

 

KIL BENİ EY NAMAZ

TENİM İBRAHİM GİBİ ATEŞE DÜŞMÜŞKEN

GÜL KOKULU SERİNLİKLER DEĞDİR YÜREĞİME

 PPPPPP

 

KIL BENİ EY NAMAZ

GÜNAHIN, İSYANIN, NİSYANIN KUYTUSUNDA BÜYÜTTÜĞÜM PİŞMANLIKLARIMIN YÜZÜNÜ KALDIR YERDEN.

AL KARANLIKLARIMI, AL KARANLIKLARIMI GÖZBEBEKLERİNDE YIKA.

 y1pBekX5iSDJm8QLiAkJneYKz1uE2_5_GGTo7wPEQF7ZsWLldqw_t3tia6-QPTB9rZpYdi9TC_G250

 

KIL BENİ EY NAMAZ

İNSAN KIL BENİ.

DOĞRU KIL.

DURU KIL

DİRİ KIL BENİ.

İNSAN KIL BU BEDENİ.

                      -SENAİ DEMİRCİ-

AYAĞA KALDIR NAMAZI!!!

Image Hosted by ImageShack.us

 

 

 

AYAĞA KALDIR NAMAZI.TUT ELLERİNDEN... YÜZÜSTÜ BIRAKIP UNUTMA BOŞA GEÇİRİLMİŞ VAKİTLERİN KUYTUSUNDA. KALK AYAĞA, KIYAM EYLE Kİ DİMDİK AYAKTA OLSUN MELEĞİN, YÜZÜNE YUMUŞAK BİR TEBESSÜM SİNSİN, DUDAKLARINDA SONSUZ BİR MÜJDE GEZİNSİN. HESAP GÜNÜ ELİNDEN TUTACAK GÜL YÜZLÜ, SERİN SÖZLÜ MELEKTİR SANA NAMAZ.

 

       BEKLETME NAMAZI. YÜZÜNÜN HARESİNE DÖK BAKIŞLARINI. LOŞ UNUTKANLIKLARIN DUVAR DİPLERİNDE ÇARESİZ BIRAKIP MAHZUN EYLEME. UZAK YOLLARDAN GELEN SEVGİLİN BİL DE ÇIK KARŞISINA. YOLUNU GÖZLE. SÖZÜNÜ ÖZLE. GÖZLERİNİ GÖZLERİNE KİLİTLE. CAN TENDEN GİTTİKTEN SONRA, HESAP GÜNÜNÜN KIRILGAN BEKLEYİŞİNDE, KABRİN KARANLIĞINDA YOLDAŞTIR, YARENDİR, SEVGİLİDİR NAMAZ SANA.

 

       AÇ SUSSUZ BIRAKMA NAMAZI.AĞZINA LOKMA VER NEFESİNDEN SÜZDÜĞÜN DUALARDAN. DUDAKLARINA SU DEĞDİR HUŞU İLE EĞİLDİĞİN SECDELERİN SERİNLİĞİNDEN. BOŞ SÖZLERİN SERKEŞ ÇIĞLIKLARINA SAVURUP AĞLATMA. YALANLARIN SARHOŞ UÇURUMLARINA TERK EDİP ÜZME. KILIÇTAN KESKİN SINANMALARIN, KILDAN İNCE HESAPLARIN KIVRIMINDA YÜRÜYECEĞİN SIRAT KÖPRÜSÜNDE BURAKTIR NAMAZ SANA.

 

       YÜZÜNE HÜZNÜN GÖLGESİNİ DÜŞÜRME NAMAZIN. BIRAK KONUŞSUN SANA; DİNLE. ARA SIRA SUS; SENİ ANLATMASINA İZİN VER. BIRAK SALSIN KANATLARINI GÖĞSÜNE; DAR VAKİTLERİN KAFESİNDEN ÇIKAR NAMAZI. HUZURUN MAVİSİNE RTERK ET ÇIRPINIŞLARINI. DÜNYA GURBETİNDE BİN KUŞ CIVILTISI, BİN ÇOCUK
                                        ŞAKIRTISIDIR NAMAZ SANA. senai demirci

24 settembre

SECDEYE İN GÖĞE YÜKSEL...

ÇOK UZUN DEME ALLAH RIZASI İÇİN..MUHAMMED (S.A.V) AŞKI İÇİN OKU...ONUDA YAPAMAZSAN RESİMLERE VE BAŞLIKLARINA BAK..

Namaz Kılıyor musun?


Namaz kılıyor musun?

Lütfen burada yazdıklarımı sonuna kadar okuyun ve biraz düşünün...

Neden namaz kılmıyorsun???

namaz kılmamak için bir sebebin mi var yoksa?

ne olabilir ki namazdan önemli olan sebep???

dur ben tahmin edeyim:

namaz kılacak vaktin yok değil mi?

ama onların da yoktu...


ya bedir savaşına ne demeli:

savaş hiç durulmuyordu aksine gittikçe kızgınlaşıyordu, bu arada ikindi vakti çıkmak üzereydi, ama kılacak zamanda yoktu karşında en az on katın düşma vardı.
kenara çekilipte namaza duramazdın, yada namazı kılmıyacaksın di mi ben ce en kolayı bu...
ya onlar ne yaptı Peygamberimiz 300 kişilik ordusun ikiye ayırdı yarısı geriye çekildi diğer yarısıdaha ileri atıldı ve daha bir kuvvetle savaştı,
ve geriye çekilenler Peygamberimizin imamlığında namazı kıldılar, bitince de digerleri ile yerdeğiştirip onlar savaşmaya başladı diğerleri geri çekilip yine Peygamberimizin imamlığında namazı eda ettiler...

sence onların zamanı varmıydı? ya da bunların..



ama o zaman bu yoktu değil mi?


yada bu


 eee tek sebebin bu mu yani? başkaları da yok mu?

hem vakit bulsan bile nerde kılacaksın ki namazı yer yok ki evde değilsin zaten başka yerde yok değil mi?

sence onların yeri var mı?


buda tutmadı başka yokmu bahanen?
yada yolculuk yapıyosundur değil mi, kılacak yer yok ki olsa kılardın...

peki onların var mı?

buda olmadı galiba?
yada çok yoğunsundur, çok işin vardır hiç ayıracak vaktin yoktur değil mi?

onların da işi çok ama bi on dakika ayırabiliyorlar


ama senin bir dakikan bile yok değil mi?

bir düşün bakalım bu kadar vakti ne için harcıyosun, dünyalık için değil mi?
iyi para kazanıyım, rahat yaşıyım, param pulum olsun hepsi bunun için mi?
bir daha düşün sen önce kim götürmüş bir bez parçasından başka bir şey, orada rahat etmek için kim biriktirebilmiş veya götürebilmiş kazandıklarını?
oraya gittiğinde ilk sorulacak soru ne biliyor musun?

yaa o zaman ne cevap vereceksin, vaktim yok diyemezsin, yer bulamadım diyemezsin, işim vardı diyemezsin değil mi?

belki şunu dersin: "bu kadar çabuk beklemiyordum ölümü yoksa kılacaktım ileride namazımı kaza namazıda kılacaktım"...ama senin yaşın genç daha yaşlanınca kılarsın değil mi hem o zaman bol bol vaktinde olacak,
ya yaşlanmazsan...

ya sen namaz kılmadan, senin namazını kılarlarsa...


bunlar kadar gençmisin sen,ama bak onlar kılıyor neden?

namaza yetişmek için koşan bir çocuğa Hz.Ömer "sen daha çocuksun bu kadar telaş etmene gerek yok sen daha küçüksün namaz sana farz değil"demişti,
ve çocuk demişti ki:"Amca, amca! Bu işin büyüğü küçüğü olur mu? Daha dün mahallemizde bir çocuk öldü. Üstelik benden de küçüktü. Ölüm denen gerçeğin büyük küçük ayırdığı yok. En iyisi her yaşta buna hazır olmalı. Hem bu yaşta Namaza alışmazsam, büyüyünce kılmak zor gelebilir."

sen hala gencim de...?

aaa olmadı hastasın değil mi onun için kılamıyorsun, özür dilerim...

ama iyileşmen için namaz kılman gerektiğini biliyor musun? öyle dememiş mi Peygamberimiz"namazda şifa var" kalk bir kıl bakalım namazın hastalığın kalıyor mu o zaman???

bak oda hasta üstelik kaç yaşına gelmiş..


ama ayakta duramıyosun değil mi?
oturarak kıl, oturamıyosunda(yatalaksın)
kafanla kıl o zaman, yoksa tamamen felç mi geçirdin (şimdi yıttın galiba) zannetme ki yırttın o zaman da gözlerin kıl bak bu kadar kolaylık var, eminim başka bahanelerinde vardır...değil mi?
yaaa boş ver hem sen niye namaz kılacaksın önemli olan kalp değil mi? senin kalbin temiz kılsan ne olacak ki?

O Güzeller Güzelinin kalbi kapkara mıydı, pislik içinde miydi de, ayakalarının altı şişinceye kadar namaz kılardı?

eee gördün mü kalbin Efrendimizin kalbinden de mi temiz acaba???
değil, değil mi?
bu da olmadı var mı başka bahanen kalmadı mı yoksa uyduracak bir şeyler?

tamam hepsini kılamıyorsun bari bir iki vakiti kıl olmaz mı?
oda mı yok?
bahanelerini dinleme(me)k isterim veya dur bunlarıda ben tahmin ediyim...

sabah namazına uyanamıyorsun, sabahın köründe kim kalkacak ki uykunu mahvedeceksin değil mi?

ya böyle bir ilan görsen ne yapardın acaba?

ama gitmezdin değil mi değmez onun için felan uykunu bozmana, sen mi gitmeyeceksin yalan bari söyleme ilk sen olmak için geceyi orda geçirirdin...

olmadı, gelelim öğleye, off öğle vakti o kadar telaşede namaza vakit mi ayırcaksınbir sürü işin gücün var yetişemiyorsun zaten, bir de namaz hiç olmaz bu kadar işin arasında namaz mı olur?


ama yemeğini yemeden öğleyi geçirmiyorsun belkide zevkini çıkara çıkara 1 saatte yiyosun yemeği değil mi, yemek daha önemli değil mi???

ya ikindin ne olacak??

dur şimdi zaten yoruldun bütün gün işler hala bitmedi bu yorgunlukla namazını felan kılamazsın, ama dedim ya az önce bir daha diyeyim ne demiş Peygamberimiz"hasta mısın, yorgun musun, çaresiz misin,... o zaman namaz kılda geçsin bunların hepsi...

ya akşam namazı???

oooo sende yaaa daha eve gidilecek, yemek yenilecek, zaten akşam vaktide kısa yetişemiyorsun değil mi?

evine 10 dakika sonra girsen ne olacak kaçmıyor ya ev, ama vakit gidiyor bir daha bulabilecekmisin o vakti???

yatsı namazını hiç sormuyum değil mi?

o saatte namaz mı kılınır insanın uykusu geliyor uykulu uykulu namaz kılınmaz ki...

ama nedense başka zamanlar uykun gelmiyor, mesela bunlara bakarken hiç uykun gelmiyor değil mi?



eee bunlarda olmadı vakitlerin birinden bile sıyıramadın yakayı,var mı başka bahanen benim aklıma bu kadarı geliyor, seninde aklına gelmiyor değil mi? kalmadı çünkü başka bahane... aslında var ben sana söyleyim mi üstelik bu sefer kesin kurtulursun namaz kılmaktan(zaten kılmıyosunda) üstelik bir tane değil, ne mi dur söyleyim:
1 : ÖLÜ İSEN

2: DELİ İSEN

3: ÇOCUK İSEN

4: HAYVAN İSEN

5: KAFİR İSEN

ne dersin sıyırdın bu sefer ha?

ama yok, nasıl olur sen ölü veya deli değilsin, üstelik kocaman adamsın ve insansın, Allah korusun kafirde değilsin eee demek ki neymiş namazdan kurtulamazsın..........

sana sesleniyorum ey insan boşver sen nefsini o zaten hiç namaz kılmak istemez ki sen dinleme onu bak yukarda birden sıraladı bahaneleri sonuç ne peki? koskoca bir hiç. yani gel namazını kıl uyma sen ona yoksa sende mi uyduracaksın bahane ama kalmadı ki bahane, niye mi namaz kılacaksın? dur onuda söyleyim:

sen müslümansın degil mi?(elhamdülillah) eee kanıtın ne nasıl ispatlarsın bana müslüman oldugunu, tabi ki namaz kılarak islam demek namaz demektir namaz dinin direğidir onun için...

bir de gözünü çevirde bak etrafın

bu güzellikleri Yaratan övülmez mi, ona sana verdiği binlerce nimet için şükredilmez mi, tabi ki şükredilir bu da en güzel şekli olan namazla olur, hem sen namaz kılmakla Allah ’ı yüceltemezsin O zaten Yüceler Yücesi , sen ancak Rabbimin katında kendini yüceltirsin...

tamam sen boşver hepsini sen bunlara da mı acımıyorsun


Yüce Allah buyurmuyor mu:
"namazdan sonra edilen dua reddolunmaz" diye, haydi onlar için başka bir yapmıyorsun(yapamıyorsun) madem en azından dua et..

hem bak doğada herşey ona secde ediyor sen daha ne duruyorsun


şİmdi gel ne dersin artık başlayalım mı namaza?
haydi mevlanaca namaz kılmaya var mısın??

onun gibi secde ede ede seccadeyi lime lime etmeye var mısın?

veysel karani gibi geceleri gündüzleri namazla geçirmeye var mısın?
öyle güzel bir namaz kılarmış ki mübarek bir geceyi sadece kıyamda, bir gece sadece ruküda, bir gece sadece secdede geçirirmiş...
Hz. Ali gibi, savaşta yediği okun acısından çıkaramıyorlar, ancak Hz. Ali namaza durunca çıkarıyorlar hem de kılı bile kıpırdamıyor, soranlara da "biz namaz kılarken can kuşumuzu salıveririz" demiş, var mısın böyle namaz kılmaya?,

Hz.Rabia gibi, gözlerinde yaş kalmayıncaya kadar namaz da ağlamaya var mısın?

ve O GÜZELLER GÜZELİ, namazı en güzel kılan O kimse onun gibi Kılamazdı, varmısın onun ümmeti olarak namaz kılmaya?

biliyorum sen onlar gibi namaz kılamazsın, onlar gibi olsan zaten bahane uydurmaz, namaz kılmak için kendine yollar arardın bu zamanda...nasıl mı namaz kılacaksın?

öyle bir namaz kılacaksın ki ezanı okuyan Bilal-i Habeşi olacak, namaz kıldığın yer Mescid-i Haram(KABE) olacak ve imamın Hz. Muhammet Mustafa olacak ve Hz. ebubekir, Hz. Ömer, Hz.Osman, Hz.Ali ve sahabeyle birlikte namaza duracaksın....

öyle bir namaz kılacaksın ki, sırat köprüsünün üzerinde olacaksın aşağısı cehennem ve karşında YÜCELER YüCESİ Allah TEALA ve meleklerle saf tutarak...

öyle bir namaz kılacaksın ki mevlana’ca:

Namaza tekbirle girmek,"İlahi,biz Senin huzurunda kurban olduk !" demektir. Tekbir getirerek kurban kesildi ğibi, tekbirle namaza başlamak da, "Allah ’ım canımız Sana feda olsun!" anlamındadır.

Namazda kıyama durmak, Allah ’ın huzurunda kıyametteki muhasebeyi hatırlatır. Kul, biraz sonraki hakkıyla yerine getiremediği kullundan ve işledği günahlardan dolayı, utancından ayakta durmaya dermanı kalmaz, rükuya eğilir.

Başı rükuda iken"Hakk’ın suallerine cevap ver" diye İlahi ferman gelir. Kul, rükudan başını mahcup olarak kaldırır. Ayakta duramaz, yüzüstü secdeye kapanır.

Tekrar ona,"Secdeden başını kaldır! Yapmış olduklarından haber ver" diye ferman gelir. O, yine mahcup bir halde başını kaldırsa da, tekrar yüz üstü kapanır.


Aslında sen namazı Kabe de kılıyorsun biliyor musun? evet sen o safın içindesin aslında, ilk saf Kabe’nin etrafını çeviren ilk halkadır ve sende gittikçe büyüyen bu halkanın içindesin bu safın içindesin sen namazı orda kılıyorsun sadece biraz arka saflardasın o kadar, inşAllah ön saflarda da kılmak nasip olur...

var mısın böyle namaz kılmaya?

hadi ey kalbim durma artık tövbe et ve Yaradanına en güzel hamdını sun, temizle kalbini pislikten, dünyalıktan ve kula yakışır bir şeklide MEVLA’ya yaklaş...

hadi be ruhum hadi be kalbim uymayın siz o nefsime o hep konuşur ve sizi kötüye götürür, siz ondan güçlüsünüz, siz ona hükmedersiniz hadi kırın onun gücünü

biliyorum yapacaksın sen bunu hadi o zaman bak Bilal-i Habeşi ezanı okumaya başladı

haydi şimdi namaz zamanı, haydi şimdi kurtuluş zamanı...

KURTAR KENDİNİ...
                                                                                -ALINTI-
 
02 Ekim  
Foto 1 di 40